Beğenileri gör

Verilen/alınan beğenileri gör


Beğendiğiniz iletiler

Sayfa: 1 2 3
İleti bilgisi Beğeni sayısı
Ynt: Dişlerde renk bozukluğu çok farklı sebeplere dayanır. Diş beyazlatma bir kenara, toplumumuz diş fırçalama konusunda çok eksik ve fırçalamayı bilmiyor. Dişlerimiz sağlığımız için en önemli bölgelerden biri, bu yüzden öncelikle diş fırçalama alışkanlığı ve tekniği eğitimi verilmeli her yayın ortamında
06 Ocak 2019, 23:46:18
1
Ynt: Dişlerde renk bozukluğu çok farklı sebeplere dayanır. Merhabalar bu konuyu paylaşmanız yerinde olmuş.Diş sağlığına önem vermeye geç başlamış bir toplum olarak diğer organlarımız kadar önemini anlamaktada geciktik.Süt dişlerini geçici görüp önemsemeyen çocuğuna alışkanlık kazandırmyan biçok insan ilErleyen yaşlarda ne yazıkki problemli diş yapısına sahip olmakta.Farkındalığımızın dahada artması dileğiyle işin birde florür boyutunu anımsatmak isterim ancak uzmanlık alanı olan arkadaşlar bu konuda yanıt yazarsa bizlerde bilgilenmiş oluruz.sevgiler
07 Ocak 2019, 00:52:28
1
Ynt: Dişlerde renk bozukluğu çok farklı sebeplere dayanır. Diş sağlığını toplum olarak ve sağlik sistemi içerisinde çok önemsendiğimizi düşünmüyorum.Aslinda genel sağlik açısından en önemli konulardan biri bu konuda bilinclendirme yazilariniz oldukça faydali olacaktır diş sagligi onemsenecek bir sağlık etkenidir.teşekkürler.
07 Ocak 2019, 18:01:53
1
Ynt: Soru-Cevap Bölümü. Merhaba, öncelikle hipotroid hastalığı sonucunda birey kilo almaya daha yatkın olur. Ancak daha düzenli ve dengeli beslenme ile formunuzu korumanız mümkün. Öncelikle gün içerisimde daha aktif olmaya çalışmalısınız ve haftada 4-5 kez en az 30 dakika olmak üzere yürüyüş yapmalısınız. Su tüketimine her zamankinden daha çok özen göstermelisiniz günlük minimum 12 bardak su tüketiminiz olmalı. Yemeklerinizi pişirdikten sonra iyotlu tuz eklemeli; demirden zengin besinlere diyetinizde yeterli miktarda bulundurmalısınız. Bu basit uygulamalar ile kilo dengenizi koruyabilirsiniz.Hayırlı günler dilerim
15 Ocak 2019, 00:28:42
1
Boyun Fıtığı Merhaba yaklaşık 3 ay önce sağ kolumda uyuşma ve ağrı sonrası mr çektirdiğimde boyunda C6 ve C7 disklerinde boyun fıtığı olduğu ortaya çıktı.
Beyin cerrahi doktorun verdiği ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçları kullandım.
Şu anda kısmen yine düşük oranda da olsa güç kaybı ve uyuşukluk mevcut.
Fizik tedaviye gitmedim fakat kendi imkanlarımla internetten gördüğüm hareketleri yaptım. Bu süreçten sonra ne yapabilirim?
Çok teşekkür ederim.

18 Ocak 2019, 17:55:14
1
Ynt: Soru-Cevap Bölümü. Merhaba, öncelikle çocuğunuz oral dönemi tamamladığı için biran evvel emziği bırakmanız gerekiyor, bunun için zamanlamanın doğru yapılması psikolojik açıdan olumsuz etkilenmemesi için çok önemlidir. Mümkünse hayatında bir değişikliğin (ev değişimi, okula başlama, kardeş doğumu) olmadığı bir zamanı seçerseniz daha sağlıklı olur. Bunun dışında emziği aşama aşama bıraktırabilirsiniz;
-Emziğin kullanım zamanını sınırlandırmalısınız (sadece akşam uyku öncesi kullanım gibi)
-Çocuğun emzik istediği zamanlarda dikkatini farklı şeylere çekmelisiniz (yiyecek, içeçek, oyun, sarılma gibi...)
-Ona büyüdüğü hissettirmeli, ufak sorumluluklar verip övmeli, büyüdüğünü belirtip emziği artık kullanmaması gerektiğini anlatmalısınız,
-Emziği deforme edip, rahatsız olmasını sağlamalısınız,
-Emziğin kaybolmasına izin vermelisin, evde çok fazla yedek emzik bulundurmamalısınız.
Çimdikleme davranışı için de bu davranışı sergilediği anda elinizi çekin, yani davranışa imkan vermeyin. Çocuk bu davranışı bir nevi rahatlama alışkanlığı olarak sergiliyor fakat bunun sizin canınızı acıkttığını belirtmeli yaptığı anda engel olmalı elinin altına oynayabileceği bir oyuncak vermelisiniz.
Çocuk Gelişimi Uzmanı
Dilara BİLGE

19 Ocak 2019, 09:45:04
1
YEŞİL ÇAY Dünyada sudan sonra en fazla tükettiğimiz içeceği biraz yakından tanıyalım mı?

Çay; Camellia sinensis adı verilen bitkinin tepe tomurcuğu ve yapraklarının işlenmesiyle elde edilmektedir ve işlenmesi sonucunda temel olarak 3 çeşit çay üretilmektedir. Bunlar yeşil çay (işlenmemiş, fermentasyana uğramamış), oolong çayı (kısmen işlenmiş, yarı fermente edilmiş) ve siyah çaydır (tamamıyla işlenmiş, fermente edilmiş). Dünyada tüketilen tüm çayların %20’si yeşil çay, %78’i siyah çay ve %2’si oolong çayıdır (3). Ülkemiz ise çay tüketimde dünyada ilk beş ülke arasında yer almaktadır.

Çayın yapısında çok farklı yapıda ve özellikte kimyasal bileşikler bulunmaktadır bu sayede çay son yıllarda en fazla araştırılan konulardan olmuştur. Ama bunların içerisinde bir çeşidi var ki tüm çaylara bedel; YEŞİL ÇAY 8)

Yeşil çay, çay yapraklarının toplanır toplanmaz hızla kurutulması ile elde edilen ve aynı bitkiden elde edilen siyah çaydan farklı olarak kurutulurken oksijenle tepkimeye girmesine izin verilmeyen bitkisel çaylardandır. Hem siyah hem de yeşil çayda kafein ve antioksidan bulunmasına rağmen yeşil çaydaki kafein oranı daha düşük, ancak daha az işlem gördüğü için antioksidan miktarı ve polifenolik kompanentleri daha fazladır. Bu nedenle yeşil çayın sağlık açısından faydaları siyah ve oolong çayına göre daha yüksektir.

Yapılan çalısmalar yesil çayın antioksidan, antienflamatuar, antimutajenik, antikanserojenik, antianjiyogenik, apoptotik, obezligi önleyici, hipolipidemik (kolesterolü düsürücü), antiarteriosklerotik (damar sertligini önleyici), antidiabetik, antibakteriyel, antiviral ve yaslanmayı geciktirici etkilere sahip oldugunu göstermiştir. Bu arastırmalarda yesil çayın saglık üzerine yararlı etkilerinin, özellikle bilesiminde bulunan katesinlerden kaynaklandıgı belirtilmektedir.
 Çeşitli çalışmalarda yeşil çayda bulunan kateşinlerden yüksek oranda alan grupların total, deri altı karın yağlarında ve trigliseridlerinde büyük düşüş görüldü. Araştırmacılar, yeşil çayla alınan kateşinin, sindirim sisteminde enzimlerin aktivitesini yavaşlatarak ve kalorilerin bağırsaklar tarafından emilimini azaltarak, kilo kaybını artıracağı üzerine yoğunlaşıyor.

Amerika’da yapılan çalışmalar, yeşil çayın yağ oksidasyonunu artırdığını ve insülin hassasiyetini dengelediğini de gösteriyor. Yağ oksidasyonunun artmasıyla, egzersiz yapıyormuş gibi, depo yağlar enerjiye çevrilerek yakılıyor ve özellikle karın bölgesi yağları azalıyor. Sonuçlar, yeşil çayın insülinin vücutta daha etkili çalışmasını sağlayarak diyabet riskini azalttığını da gösteriyor.

Önerilen miktarsa günde 2-3 kupa yeşil çay veya 100-750 mg./yeşil çay ekstresi almak. Ancak kafein içeren çay; uykusuzluk, anksiyete, huzursuzluk ve baş ağrısına yol açabildiği için kafeine çok hassas bireyler için yeşil çay ekstresi almak daha iyi bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor.

Siz de metabolizmanızı canlı tutmak, yağ yakımını desteklemek ve yeşil çayın tüm faydalarından yararlanmak için yeşil çayı hayatınızdan eksik etmeyin

24 Ocak 2019, 22:40:20
1
GEBELİKTE KİLO ALIMI Gebelik öncesi kilo ve gebelik sırasındaki alınacak kilo anne ve gebelik sonuçları üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır

Örnek verecek olursak obez aşırı kilolu kadınların gebeliklerinde preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) iri bebek, gestasyonel diabet, zor doğum gibi bir çok komplikasyon olmasının yanı sıra sezaryen olma olasılıkları çok yüksektir
Gebelikte aşırı alınan kilolar da aynı sorunlara yol açabilmektedir
Diğer açıdan baktığımızda düşük kilo ile gebeliğe başlayan ayrıca gebeliği boyunca kilo alımı az olan kadınlarında uzun ve kısa dönem sonuçlarının yanı sıra küçük bebek doğurma riski artmaktadır

Gebelik sırasında ortalama ağırlıklar

-Bebek 3,2 - 3,6 kg
-Yağ depoları 2,7 - 3,6 kg
-Artan kan hacmi 1,4 -1,8 kg
-Amniyotik sıvı 0,9 kg
-Göğüs büyütme 0,45 - 1,4 kg
-Rahim büyümesi 0.9 kg
-Plasenta 0,7 kg


Ağırlık kilo hesabı için genellikle vücut kitle indeksi kullanılmaktadır (BMI)
Bunun hesaplanması için bir çok internet sayfası var
Kilonuzu ve boyunuzu bilmeniz yeterlidir
Nasıl hesaplandığından bahsedecek olur isek kilonuzu boyunuzun karesine böldüğünüzde elde edeceğiniz değer sizin vücut kitle endeksiniz olacaktır;

Bir çok faktör etkilemek ile birlikte ;
...:::ORTALAMA ALINMASI GEREKEN KİLOLAR:::…
(Vücut kitle indeksine göre )

BMI <18.5 (zayıf)  12.5 -18 kg

BMI 18.5 -24.9 arası (normal ağırlık)  11.5 -16 kg

BMI 25.0 29,9 arası (şişmanlık) 7.0 -11.5 kg

BMI ≥30.0 (obez) 5 -9 kg


Gebeliğin ilk 3 ayında(1.trimester) kilo alımı asgari düzeyde olması gerektiği için kilo artışı gerekmemektedir. İkinci ve üçüncü 3 ay(2.-3. Trimester) da ise zayıf yada normal kilolu kadınların haftada 0,5 kg alması hedeflenmelidir. Ortalama günlük kalori ihtiyacının 300 kadar artırılması yeterli olacaktır.
Fazla kilolu ve obez kadınlar için ise kilo alımı haftalık 0,25 kg olması hedeflenmelidir..

Gebedir iki kişilik yesin bol bol yesin demek aslında hem anne hemde bebek için sakıncalıdır…
Gebelik dönemi zorlu bir süreçtir ve bu süreçte bir çok olumsuzlukla karşılaşabilirsiniz  tüm bunları minimuma indirmek edince kilo diyet egzersiz ve bir çok şeye dikkat etmek gerekmektedir. 
Dr.Erhan Hüseyin CÖMERT
Kadın Hastalıkları ve Doğum

26 Ocak 2019, 18:40:45
1
TEKRALAYAN GEBELİK KAYBI❓❓ (HABİTÜEL ABORTUS) TEKRALAYAN GEBELİK KAYBI❓❓
(HABİTÜEL ABORTUS)
✔️
Ard arda iki ve daha fazla gebelik kaybı olması durumuna tekrarlayan gebelik kaybı yanı habitüel abortus denilmektedir.
✔️
Gebeliklerin %15-20 si erken dönemde düşükle sonuçlanır.
✔️
Kendiliğinden gerçekleşen düşüklerin %50-60’ı kromozomal anomalilere sahiptir.
✔️
Ard arda iki veya daha fazla düşük olması durumunda ileri tetkik ve araştırma gerekir.
Nedenlerine yönelik kesin sonuçlar elde edilmesede yapılacak tetkikler ve tahliller mevcuttur.
✔️

26 Ocak 2019, 18:54:43
1
SIS (salin infusion sonografi) SIS (salin infusion sonografi)
ultrasonografik muayenede rahim iç duvarı dediğimiz endometriyumla ilgili şüpheli bir görünüm,(polip,myom) rastladığımızda bu hastalara SIS uygulanabilir. Bu işlem ince bir katater yardımı ile rahim içine sıvı verilerek ultrason eşliğinde rahim iç duvarının daha iyi görüntülenmesini sağlayan bir tekniktir. Rahim iç duvar kaynaklı myom, polip ve yapışıklıklar hakkında bilgi edinilebilmektedir. Bu işlem HSG( rahim tüp filmi) de olduğu gibi anestezi gerektirmemektedir ve ciddi bir ağrı oluşturmamaktadır. Genellikle adet bittikten sonraki bir hafta içinde uygulanır.

26 Ocak 2019, 18:55:43
1