Haberler

SMF - Hen

Gönderen Konu: Kas ağrısı sendromları miyofasil ağrı sendromu ve fibromiyalji  (Okunma sayısı 69 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Rovalin

Kas (ve etrafını saran faysa dokusu) ağrısı ağrı kliniklerinde en sık karşılaşılan semptomlardan biridir.  Kastaki hassas noktalardan kaynaklanan ağrı 1800'lü yılların başlangıcından beri lüteratürde ''kas romatizması'' olarak tanımanmıştır. Yirminci yüzyılın sonlarına doğru yapılan çalışmalarda ise miyofasiyal ağrı sendromu (MAS) ve fibromiyalji'nin (fm) birbirinden farklı iki kas ağrı sendromu olduğu bildirilmiştir.

Miyosafiyal ağrı sendromu ağrı, kas spazmı, aşırı duyarlılık, sertlik, hareket kısıtlılığı, güçsüzlük ve bazen otonomik bozukluktan oluşan, bir veya daha fazla (lokalize) kas ve/ya kası saran bağ dokusu içinde tetik noktalar adı verilen aşırı duyarlı noktaların varlığıyla karakterize en yaygın somatik ağrının nedenidir. Sonuç olarak etkilenen kaslardan belli bir uzaklıkta vazokonstriksiyon ve doku ısısında değişiklik gibi otonomik değişiklikler meydana geldiği ileri sürülmektedir.

Fibromyalji ise sistemik olarak yaygın, palpasyonla miyofasiyal ağrı ve hassasiyetin olduğu çoklu tetik noktalar ile karakterize, çoğunlukla uyku bozukluğunun ve affektif durumun( depresyon-anksiyete- kronik yorgunluk) etkilendiği bir hastalıktır. Altta yatan organik bir neden bulunmayan kronik yaygın ağrının en iyi örneklerinden birisi fibromyaljidir.

FM'nin biyolojik (santral sensitazyon), psikolojik ve sosyal boyutları düşünüldüğünde biyo-psiko- sosyal bir sendrom olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. FM'de ağrıya eşlik eden birçok semptom(yorgunluk, uyku bozukluğu, kognitif diskonsiyon, sersemlik, huzursuz barsak ve bacak sendromu, başağrısı), sensoryal sistem-immun sistem- uyku düzenleyici sistem-stress düzenleyici sistem arasındaki ikili ilişkilerin karmaşıklığı ile açıklanabilir.

Son yıllarda FM' görülen yaygın  hipersensitivitenin desandan facilitatçr yolaklardankaynaklandığı gösterilmiştir. Ağrının santral kontrolünü etkileyen katastrofize etme gibi kognitif faktörler ve depresyon gibi psikolojik faktörler FM'de görülen santral semsitizasyonun en önemli nedenlerindendir.

 Psikolojik faktörlerin kronik ağrıda önemli bir rol oynadığı kabul edilmektedir. Major travmatik stres etkenlerinin ortaya çıkması, günlük hayatta yaşanan olaylar sonucunda oluşan psikolojik endişelerdeki değişimler, kişisel özellikler, sosyal durum, genetik ve gelişimsel faktörlerin kronik ağrıların gelişimi ve sonuçları üzerinde rol oynadığı belirtilmektedir.

Anksiyete, durum bozuklukları ve genel psikolojik endişelerin kronik miyofasiyal ağrı şikayeti olan hastalardaki ortak bulgular olduğunu belirtmektedir.
Stres etkenlerinin miyofasiyal ağrı bozuklukların başlangıcından önce vuku bulduğunu iddia eden araştırmacılar, psikolojik streslerin kas gerilimi ile sonuçlandığını ve bunun da ağrı ve disfonksiyona neden olduğunu belirtmişlerdir. Sonuç olarak, miyofasiyal ağrı sıklıkla emosyonel durumda meydana gelen değişikliklerle ilişkilidir.

Hastaların baş-boyun, omuz, sırt gibi etkilenen vücut bölgelerinde sürekli bir ağrı şikayeti olur. Kaslarda gerginlik, eklemlerde kısıtlılık, yorgunluk ağrıya eşlik edebilir. Ağrı hafif ya da şiddetli, yanıcı,periyodik ya da süreklidir.

Soğuk hava, viral enfeksiyonlar, ruhsal gerginlik ve stres ağrıyı arttırı. İstirahat, kısa süreli hafif aktivite, sıcak uygulamalar ağrıyı azaltır.

MAS'de en çok etkilenen kaslar ve buralardan yayılan ağrı alanlarının haritası çıkarılmıştır. Miyofasiyal ağrının en sık görülen formu olan skapulokostal sendrom, skapulanın üst kısamının mediyal ve süperiorunda yerleşimli hassas nokta ve oksipital bölgeye, omuza, kolun mediyal ve göğsün ön kısmına yayılan ağrı ile karakterizedir.

Gluteal kasların miyofasiyal ağrısı kalça ve baldırın posterior kısmına yansıyan ağrıya neden olur ve S1 radikülopatisini taklit eder. Siatik sinirin üstünden geçen priformis kasının miyofasiyal ağrısı siatik irritasyon oluşturur ve nadiren radikülopatiye benzeyen hipoestezi meydana getirir.

MAS'da tanı koydurucu bir laboratuar veya görüntüleme tekniği yoktur. Ayrıca tanıda diğer hastalıklar ekarte edildikten sonra klinik muayene ile tanıya gidilir. MAS tanısı için bölgesel ağrı şikayeti, tetik noktadan belirli bir alana yansıyan ağrı ve basınçlı bastırılması ile ağrı olması ve kaslarda ele gelen gergin band Amerikan romotoloji kollejinin kriterlerine göre 18 tetik noktanın 11'nde hassasiyet ve ağrı olması fibromiyalji tanısı için gerekli olduğu bildirilse de bunun klinik pratiğe tam uygulanamadığı ve en az 4-6 tetik noktanın tanı için yeterli olduğu gösterilmiştir.

MAS ve FM tedavisinde birçok farmakolojik ilacın ancak orta derecede etkili olduğu gösterilmiş ancak farmakolojik tedavinin sadece ağrıyı azaltmadığı aynı zamanda eşlik eden yorgunluk ve depresyonu da tedavi ettiği bildirilmiştir. MAS'da tedavinin esasını tetik noktalarının ortadan kaldırılmasıyla , ağrı kısır döngüsünün kırılması oluşturur. En sık uygulanan lokal tedavi yöntemi tetik nokta enjeksiyonudur. Bu uygulamada ağrılı ve hassas tetik noktalara tek başına lokal anestezik veya steroid ile beraber enjeksiyon yapılabilir. Enjeksiyon sonrasında ağrının azalması miyofasiyal ağrı sendromu tanısı da doğrudur. Lokal anestezik ajanın tetik noktalara enjeksiyonu seri olarak (her gün veya haftada 2-3 kez ) uygulandığında daha iyi snuçlar alınmaktadır. Ayrıca hassas noktaların üzerine uygulanan transkütanöz elektriksel sinir stimülasyobu ( TENS) stimülasyon sırasında ve sıklıkla sonrasında  da analjezi oluşabilir. Son yıllarda girişimsel ağrı tedavisinde sıkça uygulanan radyofrekans uygulaması tetik noktalara da uygulanabilir. Her bir tetik noktaya perkütan olarak pulsed radyofrekans akımı (42 derecede
 120 saniye , üç siklus) radyofrekans generatörü kullanılarak verilir.

Prof. Dr. Kader Keskinbora
Algoloji (Ağrı) Uzmanı